BİREYSEL DANIŞMANLIK

image69

Bireysel Danışmanlık Nedir?

   

Bireysel Danışmanlık

Görüşme ortamı içinde danışan, kendini ve temel gereksinimlerini daha iyi anlayabilmesi, uygun davranış ve beceriler kazanması, kişisel ve duygusal problemlerini çözebilmesi, potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi ve daha doyumlu bir yaşam yaşayabilmesi için alabileceği destektir.

Bireysel danışmanlık ya da terapi sürecinde amaçlanan şey en temelde bireyin psikolojik iyilik halinin arttırılmasıdır. Bu süreç bireylere aynı zamanda problem çözme becerisi, ilişki ve iletişim becerileri, sosyal beceriler, duygu düzenleme becerileri gibi çok çeşitli konularda ilerleme olanağı sağlar.

İnsanlar hayatlarının akışı içerisinde birtakım zorluklarla karşılaşabilirler. Karşılaştığımız zor yaşantılar ya da durumlar bizler için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu olumsuz sonuçlarla bazen başa çıkabilir bazen başa çıkamayabiliriz. Yaşantılarımızın “eskisi” gibi olmadığını hissedebilir, birtakım şeyleri başlatmakta zorluk çekebilir, sadece kendimizle değil çevremizle de sorunlar yaşayabiliriz. Bu gibi durumlarda herkesin ihtiyaç duyabileceği gibi psikolojik bir yardıma ihtiyaç duyarız.

Bireysel terapi veya danışmanlık süreci, aslında bir keşif sürecidir. Kişi, aslında kendisini keşfetmeye doğru yolculuğa çıkar. Psikolog ise bu yolculukta danışanına eşlik eder. İnsan, hayatında birçok değişim ile karşılaşmaktadır, kayıpların varlığında hayat akıp gitmekte, yeni ilişkiler kurulmakta, bağımsız olma yolunda uğraş verilmekte, hayatın içerisinde beklenen ve beklenmeyen hayal kırıklıkları, stres, yoğun iş temposu, aile arkadaş ya da romantik ilişkiler yönetilmeye çalışılmaktadır. Bu değişimler, hayatın her anında, her yaşta karşımıza çıkabilmektedir. Terapi süreci, her sorunun cevabını, her sorunun çözümünü sağlayamasa da, hayatta karşılaşılan sorunlara dair yeni kaynakları kullanmayı, başka bir pencereden bakabilmeyi ve sorunlarla başa çıkabilmeyi sağlamaktadır.


Psikolojik Destek Alma Sürecinde Bilinen Yanlışlar Nelerdir?

Psikolog Sizi Teselli mi Edecek ?

İnsanlar arasındaki en yaygın beklenti psikoloğun sizi teselli edip, rahatlatmasıdır. Seans sonrasında sinirleri alınmış bir şekilde çıkmayı bekler çoğu insan. Ancak gerçekte durum böyle değildir. Terapi, sorunlarınıza ve kendinize dair farkındalıklar kazandığınız, düşüncelerinizi kontrol ederek duygularınıza hakim olmayı öğrendiğiniz kişisel bir yolculuktur. Yani rahatlamadan çok daha fazlasıdır terapi. Kişinin içinde bulunduğu ruhsal durumu iyileştirmek terapinin ana amaçlarından biridir ancak bu hiçbir zaman sadece kişiyi teselli edip desteklemek anlamına gelmez.
 

Seanslarda çocukluğuma inilecek

 Kişilik oluşumunda çocukluk deneyimlerinin önemine dair birşeyler duymuşsunuzdur ve bu kaçınılmaz bir doğrudur. Bu nedenle psikoloğunuz çocukluğunuz hakkında bilgi almak isteyebilir. Ancak her psikolog çocukluk döneminizi analiz etmez. Birbirinden farklı terapi teknikleri bulunmaktadır. Bu tekniklerin bazılarında ilk çocukluk deneyimleri üzerinde ayrıntılı şekilde durulur ve analiz edilir. Ancak bu yöntem oldukça uzun zaman aldığından (çoğu zaman yıllar) pek çok terapist ve danışan tarafından tercih edilmez. Günümüzde genel olarak daha kısa süreli ve problem çözmeye yönelik terapiler kullanılmaktadır. Bu terapi tekniklerinde kişinin güncel sorunu üzerine yoğunlaşılır. Terapist gerekli gördükçe yalnız güncel sorunla ilişkili olabilecek çocukluk anılarını gündeme getirir ve danışanın bugün yaşadığı olaylarla bağlantısının kurulmasına ve bunların anlaşılmasına yardımcı olur.


Psikolog benden daha yaşlı veya olgun olmalıdır.
Çoğu danışan terapi odasına girerken kelli felli, orta yaş ya da üzerinde olan birini görmeyi hayal etmekte. Bu, yaşlanmanın deneyimle özdeşleştirilmesinden kaynaklanır. Bu varsayıma göre kişi ne kadar deneyimliyse danışanın sorunlarını da o kadar iyi anlayacak ve ona yardımcı olacaktır diye düşünülebilir.
 

Psikologlar psikoloji eğitimleri sırasında insanın geçtiği tüm gelişimsel evreler hakkında ayrıntılı bir eğitim alırlar. Bunun yanı sıra terapist empati yeteneğini oldukça geliştirmiş kişidir. Örneğin genç bir terapist kendisinden 10 yaş büyük bir danışanı anlayabilmek için, onun yaşadığı çevre ve koşullarda neler hissedebileceğine ve nasıl davranmaya meyilli olacağına dair empatik bir anlayışı kolaylıkla geliştirebilir. Bir diğer neden ise birinin diğer bir insanın yaşadıklarını anlayabilmesi için illa ki o deneyimin aynısını yaşamış olması gerekmediğidir. Depresyon hastasını tedavi eden psikoloğun daha öncesinde depresyon yaşamasına gerek olmadığı gibi.
 

Psikoloğum sorunlarımı çözmelidir.
Terapide kendi kendinize yardım etmeyi öğrenirsiniz. Yaşadığı problemi çözmesi için gerekli olan kişisel becerileri danışana kazandırmak seansların ana amacıdır. Terapi veya danışmanlık süresince problem çözme becerilerinizi geliştirmezseniz hayatınızdaki zorlukları aşma konusunda terapistinize bağımlı olursunuz
 

Psikoloğum bana ne yapmam gerektiğini söyleyecek ve tavsiyelerde bulunacak.
Destek aldığınız kişi kişi davranışsal ödevler dışında (örneğin spora başlaması, yürüyüş yapması vb.) direkt olarak yönlendirilmez. Psikolog danışanın hayatına müdahale etmemelidir (boşanmalısın , evlenmelisin, birdahaki tartışmanda arkadaşına bunları söylemelisin gibi). Ancak psikolog alternatiflerin niteliğini, avantaj ve dezavantajlarını, olası sonuçlarını hakkında danışanına farkındalık kazandırabilir. Seçim her zaman danışanın kendisine ait olmalıdır.
 

Bunu anlatırsam psikoloğun bana olan güveni azalır.
Psikoloğunuz asla sizi yargılamaz. Psikoloğunuz sizi anlamak ve size yardım etmekle yükümlüdür, yargıç değildir. Bu, her konuda size hak vermesi ve onaylaması anlamına gelmez. Örneğin birine zarar vermeyi planladığınızda psikolog sizi onaylamayaz ancak durup sizi ya da bu isteğinizi yargılamaz. Neden bu şekilde hissettiğiniz ve bunu planladığınızın peşine düşer ve sizi anlamaya çalışır. Psikolog suçlamama, yargılamama ve etiketlememe konusunda eğitimli kişidir ve her seansa başladığında kendi değer yargılarını kapının dışında bırakır.
 

Psikoloğun beni anlaması için benden daha zeki olması lazım.
Zekâ her şeyi bilmek demek değildir. Terapistinizin hiç bilmediği bir konu hakkında çok şey biliyor olabilirsiniz. Bu durum terapistinizin terapi yapmadaki yetersizliğinin işareti değildir. Terapistiniz psikolojik rahatsızlıklar ve tedavisi konusunda derin bilgiye sahiptir. Size yardımcı olabilmesi açısından, bu alandaki bilgi düzeyi ve terapötik yeteneği zeki olmasından daha önemlidir.
 

Sorunlu ya da psikolojik bir hastalığı olanlar terapiye gider.
“Aklım yerinde çok şükür, terapiye ihtiyacım yok”, “Sorun ben de değil ki, sen git terapiye!”, “Deli miyim ben psikoloğa gideceğim?”.. Bu cümleler, malesef ruh sağlığı hizmetinin henüz yeterince anlaşılmadığı toplumumuzda sık sık işitilmekte. Ama işin aslı böyle değil.
 

Kendini tanımak, kişiliğini analiz etmek, geliştirebileceği yönlerini tespit etmek adına da kişi terapiste başvurabilir. Motivasyon eksikliği duyan başarılı yöneticiler, boşanmalarını çocuklarına nasıl açıklayacaklarını bilmek isteyen ebeveynler gibi herhangi bir psikolojik hastalığı bulunmayan sağlıklı bireyler de terapi alır. Aslında “aklı yerinde olmayan” yani gerçeklik bağı kopmuş, psikotik evrede olan ya da zihinsel gelişim geriliği olan kişiler terapi alamazlar. Yani akli denge terapi alabilmek için bir ön gerekliliktir. Tanımlanmış psikolojik bir rahatsızlığı olanların yanı sıra herhangi bir problemini tüm çabalarına ve aldığı desteklere rağmen çözümleyemeyen, herhangi bir içsel çatışma ya da çelişki yaşayan aklı başında her insan terapiye gelir. Bunun da ötesinde terapiye gelen kişi deli ya da sorunlu değil aksine cesur ve tercihini değişimden yana kullanmış kişidir.
 

Sohbetle tedavi mi olur?
Psikolojik destek almak asla sohbet etmek anlamına gelmez. Bu nedenle sohbet etmek istediğinizde psikoloğunuza değil arkadaşınıza gitmelisiniz.
 

Terapi odasındaki iki kişi yani psikolog ve danışan rastgele biraraya gelmiş kişiler değildir. Belirli bir amaç için bir arada bulunan, biri çözümleyemediği bir problemi olan, sıkıntılı bir ruh haline girmiş, diğeri psikolojik yöntemlerle iyileştirme konusunda uzman olan iki kişinin birlikteliğidir. Terapide kullanılan temel araç konuşmadır ancak bu sıradan bir konuşma değildir. Sorulan her sorunun, alınan her cevabın, gözlemlenen her mimik ve jestin büyük yap-bozun bir parçası olarak ele alındığı sistemli ve amaçlı bir konuşmadır bu. Üstelik terapide gevşeme, telkin, nefes egzersizleri gibi çalışmaları gibi konuşma dışında kullanılan farklı teknikler de vardır.



Ele Alınan Konulardan Bazıları

  

-Depresyon

-Kaygı ve Anksiyete (Endişeler)

-Öfke Kontrol Problemi

-Panik Atak Tedavisi

-Fobiler(Korkular) ve Tedavisi

-Travmalar

-Cinsel Taciz ve İstismar

-Obsesif Kompulsif Bozukluklar( Engel Olunamayan Takıntılar)

-Ölüm,Yas Süreci

-Cinsellikle İlgili Konular

-Özgüven Problemleri

-Kişilik Bozuklukları 

-Sosyalleşme Sorunları( Asosyallikle İlgili Sorunlar)

-Kıskançlık

-İçgörü Kazanmak, Kişisel Gelişim

-İnsan İlişkilerinde Yaşanan Sıkıntılar

-İş, Özel, Aile, Sosyal İlişkilerdeki Sorunlar

-Ölüm Korkusu

-AnoreksiyaNervoza (Yeme Bozukluğu)


Hemen Randevu Alınız

0553 275 04 02