ÇOCUĞUM OKULA HAZIR MI?

  

Okulların açılmasına az bir süre kala birçok ebeveynin aklına takılan sorulardan biri de çocuklarının okula başlamaya hazır olup olmadığıdır.

İlkokula başlamak, çocuğun hayatındaki en önemli gelişmelerden birisidir. İlkokul; evden ilk kez ayrılan çocuğun, günün büyük bir bölümünü yeni arkadaş ve yeni yetişkinlerle geçirdiği evden farklı bir ortamdır. Çocuk ilk kez programlı öğretimin gerektirdiği etkinliklere katılmak(çünkü ilkokul,okul öncesinden daha farklıdır), belirli bir disiplin içinde kurallara uymak, öğretmenin talimatını yerine getirmek ve en önemlisi okuma-yazma, aritmetik ve benzeri konuları öğrenmek gibi görevlerle karşı karşıyadır. Öncelikle çocuk sadece akademik olarak değerlendirilerek okula başlamasının doğru olmadığı bilinmelidir. Çocuk hem akademik olarak hem de psikolojik ve sosyal yönden okula başlamaya hazır olmalıdır.

Çocuğun okul eğitimine katılabilmesi için gerekli sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor becerilerinin gelişimi 72 aydan önce tamamlanmaz. Her çocuğun gelişim düzeyi farklı olabilmektedir ve bu bilimsel ortalamadan farklı olan çocuklar elbette vardır fakat istisnai durumlardır. Aileler kararı verirken mutlaka çocuklarının gelişimini merkeze almalılar. Aileler çocuklarının gelişiminin okula başlamak için tam olarak yeterli olduğundan emin olmadıkları sürece yasal zorunluluklar dışında çocuklarını 1'nci sınıfa kaydettirmemeliler.

Peki çocuğunuz hangi becerilere sahip olduğunda okula başlamaya hazır diyebiliriz?

Özbakım becerilerini gerçekleştirdiğinde, (tuvaletini yalnız başına yapma kıyafetlerini kendisini değiştirebilme, elini yüzünü tek başına yıkayabilme, yine yalnız başına yemeğini yiyebilme, özel eşyalarını ayırt edebilip sahip çıkabilme)

Sosyal ve duygusal olarak hazır olduğunda,(sosyal kurallara uyum sağlayabilme, sırasını bekleyebilme, arkadaşlık kurabilme ve sürdürebilme)

İnce motor gelişimi sağlandığında,(yazı yazmak için kalemi tutabilme, makas-çatal-kaşık tutabilme, ayakkabılarını bağlayabilme, bir kaptan diğerine su dökebilme gibi)

Kaba motor gelişimi sağlandığında,(koşmak, zıplamak, sek sek, tırmanmak,top atıp tutmak gibi)

Algılama gelişimi sağlandığında,(sebep-sonuç ilişkisi, verilen bir görevi kavrama, komutları kavrama ve yerine getirme, ana renkleri tanıma ve eşleştirme, belli rakamları tanıyabilme)

Dil gelişimi sağlandığında,( kendi adını soyadını söyleyebilme, ailedeki diğer kişilerin isimlerini söyleme, kendini ifade edebilme)

Kavram gelişimi sağlandığında,(zıt kavramlar, yer-yön adları ve kavrama, büyük-küçük kavramları)

Yukarıda  bahsettiğimiz kazanımlar çocuklar ilkokula başlamadan değerlendirilmelidir. Okul öncesi eğitim alan çocukların okula hazır bulunuşluk düzeyleri, okul öncesi eğitim almayan çocuklara göre daha yüksek olmaktadır. Okul öncesi eğitimin çocukların çok yönlü gelişimi, okul başarısı ve genel yaşam becerileri üzerindeki olumlu katkıları yadsınamaz bir gerçektir.

Eğitim sisteminde 60-65 aylık çocukların ise okula başlaması kanunen zorunlu değil. Ancak aileler çocuklarını isterlerse 1. sınıfa kaydettirebilirler. Ayrıca  6 yaş grubu (72-83 aylar) ile aynı sınıflarda eğitime alınmaktadır. Bu da aralarında yaklaşık 2 yaşa kadar fark bulunan çocukların beraber eğitim alacağını göstermektedir. Bu da birçok problemi beraberinde getirmektedir. Yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda yapılan araştırmalar ile en önemli sorunun “okula başlama yaşının küçük olması” sonucuna ulaşılmıştır. Okula başlama yaşının küçültülmesi sonucu yaşanan sorunları; uyum sorunu, farklı yaş gruplarının aynı ortamda eğitim alması sonucu bireysel farlılıkların artması, programın uygulanmasında yaşanan sıkıntılar, kalem tutma, dinleme-okuma-yazma-anlama problemi, dikkat eksikliği, verilen görevi yapamama, fiziksel yetersizlikler, kendisini ifade edememe, tuvalet ihtiyaçlarını karşılayamama, istenilen kazanımların uygulanmasında yaşanan güçlükler vb. olabilmektedir.

Unutulmamalıdır ki okula erken başlayan ve okula başlamaya hazır olmayan çocukların karşılaşacakları sorunlar tüm eğitim hayatını olumsuz etkileyebileceği gibi çocuğa diğer yaşam alanlarında da problemler çıkarabilmektedir.

Metropolitan Okul Olgunluğu Testi: Bu test okula yeni başlayacak öğrencilerin birinci sınıf talimatlarını anlamaya hazır olup olmadıklarını ölçmeye yarayan güvenilir bir testtir. Kelime anlama, cümleler, genel bilgiler, eşleştirme, sayılar, kopya etme olmak üzere 6 ayrı alt testten oluşmaktadır.

"Metropolitan Okul Olgunluğu Testi" bu testin eğitimini almış psikologlar tarafından uygulanmakta ve rapor sonucuna uzman kişinin klinik gözlemi de eklenerek ebeveynlere çocuğun gelişimi ile ilgili bilgi verilmektedir. Gerekirse başka gelişim testlerinden ya da yöntemlerden de faydalanabilinmektedir.


Randevu ve Bilgi İçin:0553 275 04 02

image44