Özgüven Nedir, Çocuklarda Özgüven Gelişimi Nasıl Sağlanır?

  

Öncelikle bu yazıyı yazmama vesile olan şey hem günlük hayatta hem de mesleğim icra ederken, özgüven ile ilgili doğru bilinen yanlışları fark etmem ve bu konuya bir ucundan açıklık getirmek istememdir.

Birçok kişinin bildiği gibi özgüvenli çocuk sınırları olmayan, yerinde durmayan, kurallara uymayan, akranlarına zorbalık yapan değildir. Aynı şekilde sessiz, sakin olan çocuk da özgüveni olmayan çocuk değildir.

Özgüveni anlamak için öncelikle tanımından ilerleyelim. Nedir özgüven? Özgüven basitçe kişinin kendi yapabileceklerin olan inancı ve kendini sevmedir. Yani özden gelendir aslında ve kişinin kendisiyle ilgili değerlendirmesidir. 

Peki çocuğun kendisiyle ilgili bu değerlendirme nasıl oluşur, nelerden etkilenir?

Bu sorunun cevabı pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da yaşamın ilk yıllarında saklıdır. 0-6 yaş kişinin ileriki yaşamının temellerinin atıldığı çok önemli bir dönemdir. Özgüvenin oluşumu, geliştirilmesi de birçok gelişim basamağının temellerinin atıldığı bu döneme aittir. Bu dönemde çocuğun özgüvenini etkileyen en önemli faktör anne babadır. İkincil etken de çevre ve toplumdur. Gelişimin kritik dönemi olarak kabul edilen okul öncesi dönemde başta aileler olmak üzere birçok faktör vardır ve bu faktörler sürekli, kalıcı veya geçici sonuçlara neden olabilmektedir. 

Özellikle okul öncesi dönemde, sosyal ve duygusal gelişim çocuğun sağlıklı bir kişilik yapısı geliştirmesi ve çevresiyle olumlu bir etkileşim kurabilmesinde önemli rol oynamaktadır. Sosyal ve duygusal gelişimin niteliği anne baba ve çocuk etkileşimi ile yakından ilişkilidir. Anne babaların çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimini desteklemeye yönelik davranışları; onların kendilerine güvenen, yaratıcı, bağımsız ve kendi haklarını korumasını bilen, başkalarıyla işbirliği ve dayanışma içerisine girebilen, kendisiyle ve çevresiyle barışık, dengeli ve uyumlu bir kişilik yapısı geliştirmelerinde etkili olmaktadır.

Okul öncesi dönemde şekillenen çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi üzerinde, anne baba ve çocuk etkileşiminin niteliği büyük önem taşıdığından anne ve babanın çocuklarına dengeli, kararlı ve tutarlı davranmaları gerekmektedir. Anne babalar çocuklarının sosyal ve duygusal gelişiminde uygun ve sağlıklı birer özdeşim modeli olacak şekilde davranmalı, çocuklarının yaş ve gelişim özelliklerine uygun beklentiler taşımalıdırlar. Anne baba ve çocuk etkileşiminde; çocuğun görüş ve düşüncelerine değer vermek, karşılıklı iletişim esnasında emir verme, uyarma, tehdit etme, yargılama, suçlama gibi iletişimi engelleyen davranışları kullanmamak son derece önemlidir. Çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimini destekleyen anne babalar çocuklarıyla nitelikli ve yeterli zaman geçiren, sosyal yaşantıları paylaşan, onları ilgiyle dinleyen, sorularına karşılık veren, çocuklarının gelişimleri için gerekli olan uyarıcıları sağlayan, demokratik bir tutum içinde sorunlara çocuklarla birlikte çözüm arayan, güven verici ve hoşgörülü bir tutum içinde gerektiğinde sınırlamalar getiren anne babalardır. 

Anne babanın, hem çocuğun ilgi ve gereksinimlerine duyarlı davranarak, hem de çocuklarını denetleyerek bir denge yakalaması gerekmektedir. Çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimini olumlu yönde destekleyen ebeveynlerin öncelikle çocukların gelişim dönemlerini bilmeleri ve çocuklarını kendilerine özgü bireyler olarak kabul etmeleri önemlidir. Anne ve babanın çocuklarına sunduğu koşulsuz sevgileri, empati ve hoş görüye dayanan etkileşimleri çocuklarının bağımsız ve içten denetimli bir kişilik yapısı geliştirmelerini sağlar.


Randevu ve Bilgi İçin

0553 275 04 02


image44